Genel Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kore’de Neden Yaşanmaz?

Kore’nin yaşanılacak bir ülke olduğunu düşünmüyorum. Bunu, hayatımın önemli bir bölümünde zamanımı manga okumaktan ve anime izlemekten ziyade webtoon okumaya ayırmış biri olarak yazıyorum. Hiçbir zaman Koreceyi düzgün şekilde öğrenmeye çalışmadım. Oysa Japonca ve Çinceye kıyasla Korece okuma ve yazmayı öğrenmek çok daha kolaydır. Buna rağmen Japonca öğrendim ve Japonya’ya gittim. Sağlık sebeplerinden dolayı Türkiye’ye geri dönmek zorunda kaldım. Japonya’yı her ne kadar uzun vadede gerilemeye mahkûm bir ülke olarak görsem de hâlâ Asya’nın en yaşanılabilir ülkesi olduğunu düşünüyorum. Ancak başlıktan da anlaşılacağı üzere Kore’yi yaşanılmayacak bir ülke olarak değerlendiriyorum.

Hayatımda hiç Kore’ye gitmedim. Açıkçası Kore’ye gidip gezmek de bana çok cazip gelmiyor. “Bu kişi hiç Kore’ye gitmemiş ama Kore hakkında ahkâm kesiyor” diyebilirsiniz. Ancak Japonya’dayken birkaç Koreli ile tanıştım ve bu kişiler oldukça kötü karakterliydi. Kore’de yaşanmaz dememin temel sebeplerinden biri de bu. Japonya’ya gitmeden önce de Korelilerin karakteri hakkında birçok olumsuz şey duymuş ve okumuştum. Japonya’da bunu kendi gözlerimle de gözlemledim.

Bana göre bir ülkeyi yaşanılır kılan en önemli unsurlardan biri insanlarıdır. Eğer insanlar iyi değilse, o ülkede yaşamak çekilmez hâle gelir.

“Japonlar çok mu iyi?” diye sorabilirsiniz. Japonların da anlatıldığı kadar kusursuz bir millet olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak çoğu Japon, kendi hâlinde yaşayan birine kolay kolay zarar vermez. Korelilerde ise bu durumun farklı olduğunu düşünüyorum. Japonya’da bazı insanlar trende yanınıza oturmaz, restoranda yabancı olduğunuzu fark edince sizi davet etmeyebilir. Ancak Japonca konuşmaya başladığınızda çoğu kişi bu mesafeyi ortadan kaldırır ve sizinle iletişim kurar.

Koreliler hakkında ise daha sert örnekler duydum. Örneğin iş bulmak için ajanslara giden Türk kadınlara “Buraya koca bulmaya mı geldin?” denilmesi ya da toplu taşımada yaşlı insanların yabancılar hakkında olumsuz konuşmalar yapması gibi. Japonya’da bulunduğum süre boyunca bu seviyede olaylarla karşılaşmadım. Irkçılığa hiç uğramadım demiyorum; örneğin bir hocam Türklerden nefret ediyordu ve bana ciddi şekilde zorbalık yaptı. Ancak genel deneyimim bu yönde değildi.

Ekonomik açıdan bakıldığında Kore, Japonya’ya kıyasla daha umut vadeden bir ülke. Maaşların Japonya’yı geçtiği ve alım gücünün daha yüksek olduğu da söyleniyor. Buna rağmen bu düşünceleri savunmamın sebebi, insan faktörünü daha önemli görmemdir.

Japonya ve Kore

Japonya’da yaşadığım iki olayı paylaşmak istiyorum:

Bir gün sigara içme odasında Türk arkadaşlarımla sohbet ediyorduk. İçeri bir kız girdi. Odadaki insanları süzdükten sonra kısa boylu, esmer bir erkeğin yanına gidip selam verdi. Tanıştılar. Kız Koreli, erkek Vietnamlıydı. Kız sigara istedi, aldıktan sonra bir tane daha istedi. İkinci sigarayı da aldıktan sonra aniden arkasını dönüp başka bir köşeye geçti ve telefonuyla ilgilenerek sigarasını tek başına içti. Hepimiz şaşkınlıkla izledik. En azından kendisine yardımcı olan kişiyle sohbet edebilirdi. Ancak bunu yapmadı. Bu davranışı oldukça itici buldum. Belli ki ten rengi nedeniyle Vietmanlı çocuğu aşağılık birisi olarak görüyordu.

Bir diğer olayda ise iş yerinde Koreli bir erkek ile Çinli bir kadın arasında çıkan tartışmanın ortasında kaldım. Bir yandan durumu yöneticilere anlatmaya çalışırken bir yandan da tartışmayı yatıştırmaya çalıştım. Tartışma, Koreli çalışanın Çinli kadını tembellikle suçlamasıyla başlamıştı. O dönem en deneyimli kişi olarak ekip lideri gibi olduğum için sorumluluk bana kalmıştı. Koreli çalışan, müdüre karşı taraf hakkında oldukça ağır ithamlarda bulunmuştu. Yeni işe başladığı için bazı konularda yavaş kalan kadının işten çıkarılmasını engelleyen kişi ben oldum.

Elbette iyi karakterli Koreliler de vardır. Ancak bana göre Kore’deki yoğun rekabetçi ve çalışma odaklı toplum yapısı, insanları daha bencil ve sert karakterli hâle getirmiştir. Hatta kendi ülkelerinden ayrılıp Japonya’ya gelenlerde bile bu özellikleri gözlemledim. Bence Kore toplumunun en büyük sorunlarından biri de budur.

Türkler arasında da kötü karakterli insanlar vardır; ancak aynı zamanda çok sayıda iyi insan da bulunur. Ben ise şu ana kadar iyi karakterli bir Koreliyle karşılaşmadım. Yine de birkaç kişiye bakarak bütün bir milleti yargılamanın doğru olmadığının farkındayım. Elbette iyi Koreliler de vardır.

Bu yazıyı yazmaktaki amacım, internette yıllardır dolaşan “Kore veya Japonya dışarıdan göründüğü gibi değil!” başlıklı içeriklere farklı bir bakış açısı getirmektir. Aslında Kore dizilerinde ve webtoonlarda da Kore’nin çok da yaşanılabilir bir yer olmadığı ve yukarıda uzun uzun bahsettiğim olumsuz karakter özellikleri sıkça işlenir. Ancak Türkiye’de, özellikle yaşı küçük veya yeterince bilinçli olmayan kişilerin dikkatini daha çok romantik ilişkiler, birbirlerine aşırı bağlı çiftler ve neredeyse kusursuz görünen erkekler (bana göre yakışıklıdan ziyade “güzel”) ile kadınlar çekmektedir. Buna karşılık okullardaki akran zorbalığı, iş yerlerindeki haksızlıklar ve mükemmeliyetçilik baskısı altında ezilen Kore toplumu çoğu zaman göz ardı edilmektedir.

Japonya için de benzer söylemler sıkça dile getirilir: “Japonya’da yaşamaya başladığınızda büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaksınız.” Kendi deneyimime göre maddi açıdan Japonya’da böyle bir hayal kırıklığı yaşamadım. Yollar, sokaklar, evler, parklar, ormanlar, kaleler ve tapınaklar; anime, manga, dizi ve filmlerde gördüğümüz hâlleriyle tam olarak birebir örtüşüyor. Üstelik bu durum yalnızca şehirlerin belli bölgeleriyle sınırlı değil; Japonya’nın genelinde benzer bir düzen ve estetik mevcut. Ancak manevi açıdan, kendimi yalnızlığa ve Japonlarla iletişim kurmanın zorluklarına hazırlamış olsam da beklediğimden çok daha derin bir yalnızlık yaşadım. Belki Tokyo yerine daha küçük bir şehirde yaşasaydım bu durum farklı olabilirdi. Japonya’da yalnızca bir kişiden ciddi anlamda zorbalık gördüm. Ancak Kore’de yaşamayı düşünenlerin, yalnızlığın yanı sıra olası olumsuz insan ilişkilerine karşı da kendilerini hazırlamaları faydalı olacaktır.

Japonya ve Kore Şehir

Asıl amacım, Kore’de yaşamayı planlayan kişilerin, benim Japonya’dan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldığım gibi bir durumla karşılaşmamalarıdır. İstanbul’da yaşarken telefonda Korece konuşan bir kadına denk gelmiştim. Büyük ihtimalle Türkiye’de dizi ve filmler aracılığıyla Korece öğrenip bu dili ilerleterek Kore’de rahat bir yaşam kurabilecek seviyeye getirmiş. Çünkü oldukça akıcı konuşuyordu. Benim gördüğüm bu kadın gibi özellikle kadınlar arasında, Korece bilen oldukça fazla kişi vardır ve bu sayı giderek artmaktadır. Kore’de yaşamak gibi zorlu ve “dikenli” bir yola girmeyi düşünen kişilerin, bu yolun en çok can yakan yönlerini önceden bilmeleri, yeni hayatlarında ciddi fayda sağlayacaktır. 

Not: Japonya güzellemesi yapmış gibi olmuşsam sizden af dilerim. Bence şu an dünyada yaşanılacak ülke yok. En iyisi eğer becerebiliyorsanız mekandan bağımsız bir şekilde gelir elde edip, dijital göçebe olun, dünyayı gezin.

  

Webtoon TR ve Telif Hakkı

Webtoonlar ve telif hakkı veya webtoonlarda telif hakkı isminde bir yazı yazacaktım ama farkına vardım ki Webtoon TR'nin telif hakkı konusundaki hassasiyetini anlatmakla çok fazla zaman harcayacaktım. Ben de öncelikle Webtoon TR ve Telif Hakkı ismindeki bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Webtoon TR Nedir? Amacımız Ne?

Webtoon TR, 2013 yılının Mart ayında kurulmuş ve Türklere webtoonları anlatmak, tanıtmak ve bilgilendirmek amacıyla yola çıkmıştır. Ama bunu yaparken herkesin aklına gelen çeviri yapmak yerine telif haklarını belli bir oranda gözeten bir konseptte ilerliyoruz.

Dışarıdan bir topluluk gibi görünüyoruz ve benim yazılarda kullandığım dil de "ben" değil "biz" şeklinde ama yıllardır tek başıma yürütüyorum her işi.

Yukarıda yazdıklarımı biraz daha açmam faydalı olacaktır. Öncelikle çeviri yerine bilgi vermek yolunu seçmemdeki ana motivasyonum çeviri veya editten anlamamam değildi; zira zaten 2013 senesinde iki farklı çeviri grubunda ve bir anime forumunda çevirmenlik, editörlük ve adminlik yapıyordum.

Ben resmi, yani kurallara ve kanunlara uyan bir oluşum yaratmak istedim. Resmi bir oluşum ilerleyen yıllarda webtoon portalı oluşturabilir, Koreli veya diğer Uzak Doğu ülkelerindeki yazar ve çizerlerle röportaj yapabilir, daha ciddiye alınır ve şu an aklıma gelmeyen birçok olanağa sahip olabilir.

Ama çeviri grupları ne yapıyor? Telif hakkını hiçe sayarak yazarın veya çizerin 7 gün boyunca, günde belki de 10 saatin üzerinde emek verdiği webtoonu İngilizceden Türkçeye çevirip kendi sitelerinde veya başka bir sitede herkesin erişimine açık bir şekilde yayınlıyorlar.

Şimdi doğrucu Davut olmayacağım: Ben de dahil olmak üzere neredeyse herkes her gün korsan içerik izliyor, okuyor, dinliyor. Bu yüzden çeviri gruplarını yargılamanın benim haddim olduğunu iddia etmiyorum.

Lakin öyle çeviri grupları var ki yaptıkları iş yasal olmamasına rağmen bu işten para kazanıyorlar. Bununla da yetinmeyip dolaylı olarak “bu webtoon bizim”, “biz bu webtoon için emek verdik” ve buna benzer birçok cümleyi zerre utanmadan kurabiliyorlar.

Konudan biraz saptık gibi, en iyisi tekrardan Webtoon TR'nin amacına gelelim.

Webtoon TR'yi kurma fikri, daha Türkçeye çevrilmiş 10 webtoon bile yokken anime forumlarında açtığım “Webtoon Nedir?” yazısından sonra ortaya çıktı.

Çeviri grubu olarak kurmak veya sonradan çeviri grubuna dönüştürme düşüncesi de aklımın bir kenarında vardı. Ama o zaman elimde çevirdiğim ve editlediğim başka mangaların olması nedeniyle bu düşüncemi erteledim.

2013 senesinin ilerleyen günlerinde Türkçeye çevrilen webtoon sayısı arttı, webtoonlara olan ilgi de arttı. Webtoonlarla ilgili bilgilere olan talep de aynı şekilde arttı. Bu yüzden çeviri grubu fikrini çok kısa sürede tamamen aklımdan sildim.

Zaten o dönemlerde Webtoon Garden vardı; oldukça kaliteli ve hızlı şekilde webtoon çevirileri yapıyorlardı. Hatta benim de birkaç çalışmada katkım olmuştu. Ayrıca Webtoon TR ile Webtoon Garden birbirini destekleyen sitelerdi.

Kısacası birisinin çıkıp telif hakkını ihlal etmeden webtoonlar hakkında sadece bilgilendirici içerik üretmesi gerekiyordu. Bunu da Webtoon TR kendine amaç edindi.

Aradan geçen neredeyse 13 yılın sonunda amaçlarımdan bazılarına ulaştım, bazılarına ulaşamadım. Ama şu bir gerçek ki Webtoon TR hâlâ ayakta ve bundan 100 sene sonra bile çok büyük ihtimalle ayakta kalmaya devam edecek.

Her ne kadar webtoonlar hakkında bilgiye olan talep, webtoonun kendisine kıyasla çok ama çok az olsa da.

Webtoon TR'nin Telif Hakkı Anlayışı

Webtoon TR'den ziyade benim telif hakkı anlayışım da denilebilir. Madde madde yazmak gerekirse:

  • Webtoon TR'de kesinlikle webtoon çevirisi, doğrudan indirme linki vb. yayınlamamak adeta mottomuzdur.
  • Webtoonlardan kesitler, Kore yasalarına göre telif hakkı ile korunuyor mu bilmiyorum (örneğin animelerin içinden görüntü paylaşmak Japon yasalarına göre suçtur) ama telif hakkıyla korunuyorsa bile böyle bir bilişim çağında bu kanunlara uymak prensiplerime aykırıdır. Bu yüzden webtoonlardan belli oranda görüntü yayınlıyoruz.
  • Çeviri grupları ile karşılıklı banner, link değişimi gibi yollarla birbirimizi destekleme konusunda oldukça açık görüşlüyüz.
  • Çeviri gruplarının tanıtımını ve reklamını (ücretsiz) yapmayı da sakıncalı görmüyoruz. Sonuçta webtoonları yasal olmayan yollarla okuyabileceğiniz yönlendirmeyi yapıyoruz ama kullanıp kullanmamak tamamen sizlere kalmış.
  • Telif hakkını ihlal eden; çeviri yapmak, editörlük yapmak, webtoon indirmek veya okumak gibi eylemlerin nasıl yapılacağına dair yazılarımız da sizlerden gelen talepler üzerine hazırlanmıştır. Biz yolu gösteriyoruz ama o yolu izleyip izlememek ve telif hakkını ihlal edip etmemek tamamen sizin kararınızdır.

Uzun Lafın Kısası

Biz telif haklarına belli oranda riayet eden Türkiye'deki ender platformlardan biriyiz. Yukarıda da yazdığım gibi bazı konularda telif haklarını ihlal ettiğimiz durumlar olabiliyor ve okuyucularımızı telif haklarını ihlal etmeye yönlendirebilecek içeriklerimiz de mevcut.

Telif hakkı meselesinde çoğu alanda esnek bir sistemimiz var. Ama telif hakkına esas özne olan webtoonun bizzat kendisi konusunda son derece katı bir anlayışla hareket ediyoruz.

Okuması birçok kişi için sıkıcı bir yazı olduğunun farkındayım. Ama bizi görüp de “boş boş işlerle uğraşıyor” diyen insanların da farkındayım.

Belki bu yazı vesilesiyle bu kişilerden bazılarına Webtoon TR'nin varlık sebebini anlatabilmişizdir.

Webtoonlar ve Mangalar: Asya Çizgi Romanlarının İki Devinin Karşılaştırılması

 Tarih ve Kökenler

Manga, Japonya’da yüzyıllara dayanan bir geçmişe sahiptir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra vazgeçilmez bir sanat formuna dönüşmüş, animasyondan modaya kadar birçok alana yön vermiştir. Mangadan farklı olarak webtoonlar görece yenidir; 2000’li yıllarda Güney Kore’de internetin yükselişiyle ortaya çıkmıştır. Hızla popülerlik kazanmış ve ulusal sınırları aşmıştır.

Format ve Ortam – Webtoonlar 

Ağırlıklı olarak dijital olan webtoonlar, akıllı telefon ve bilgisayarlarda okunmaya uygun şekilde tasarlanır. Canlı renkler ve zaman zaman animasyonlarla benzersiz bir esneklik sunar. Mangalar dijital ortamda bulunabilse de ağırlıklı olarak basılı olarak kalmaya devam etmektedir. Hayranları, kağıda dokunma hissini ve sevdikleri serilerin fiziksel kopyalarına sahip olmayı önemser.

 

Grafiksel Tarzlar

Mangalar, çoğunlukla büyük ve ifadeli gözlere sahip karakterlerle kendine özgü bir stile sahiptir. Osamu Tezuka gibi ustalardan etkilenen belli estetik geleneklere bağlı kalırlar. Webtoonlar ise geleneğe bağlı olmadıkları için çok daha geniş bir grafik yelpazesi sunar. Her yazar farklı denemeler yapabilir ve bu da görsel açıdan eşsiz bir zenginlik ortaya çıkarır.


 Anlatı ve İçerik

Mangalar genellikle uzun vadeli planlanır; hikâye kurguları aylarca hatta yıllarca sürebilir. Romantizmden bilim kurguya kadar geniş bir konu çeşitliliğine sahiptirler. Haftalık formatları nedeniyle webtoonlar genellikle daha kısa ve anlık hikâyeler sunar. Ancak mangalar gibi onlar da dramadan komediye pek çok türü kapsar.
 

Erişilebilirlik ve Dağıtım

Line Webtoon gibi platformlar sayesinde bu çizgi romanlara uluslararası düzeyde kolayca erişilebilmekte, üstelik pek çok dile çevrilmektedir.
Buna karşın mangalar, büyük popülerliklerine rağmen daha geleneksel dağıtım kanallarını korur; yayınevleri, kitapçılar ve yabancı pazarlar için resmi çeviriler gerekmektedir.
 

Kültürel Etkileri

Manganın Küresel Pop Kültür Üzerindeki Etkisi: 

Mangalar uzun süredir pop kültürü şekillendirmektedir. “Akira” ve “Sailor Moon” gibi ünlü seriler raflara damgasını vurmuş, uyarlamalara, ürünlere ve etkinliklere ilham vermiştir. Etkileri müzikten modaya, hatta mutfağa kadar uzanır; dünyanın dört bir yanında temalı kafeler açılmaktadır.

Batı’da Webtoonların Kültürel Yükselişi:

Webtoonlar son yıllarda kültürel izlerini güçlü bir şekilde bırakmıştır. Benzersiz formatları ve çeşitlilik gösteren içerikleri sayesinde televizyon dizilerine ve filmlere uyarlanmıştır. Batı’da K-pop ve K-dramanın yükselişiyle paralel ilerleyen webtoonlar, yeni nesil için önemli bir kültürel fenomen haline gelmiştir.
 

Birlikte Varolabilirler mi?

Farklı kökenlere ve stillere sahip olmalarına rağmen webtoonlar ve mangalar küresel çizgi roman sahnesinde uyum içinde varlığını sürdürmektedir. Mangalar zengin gelenekleri ve köklü kültürel etkilerinden faydalanırken, webtoonlar kendi yollarını açmakta, geçici bir akım olmadıklarını, kalıcı bir sanat formu olduklarını kanıtlamaktadır.

Asıl güzellik, okuyuculara sunulan seçimde yatar. İster mangaların kökleşmiş estetiğini tadın, ister webtoonların yenilikçi ve taze dünyasını keşfedin; sizi bekleyen bir hikâye vardır. Asya çizgi romanların önümüzdeki yıllarda büyüleyici öyküler ve sanatsal yenilikler vaat etmeye devam etmektedir. 

 NOT: Bu yazı webtoonsnews internet sitesindeki bir makalenin birebir çevirisidir. Ne yazık ki Webtoonsnews internet sitesi kapanmış. Bu yüzden link veremiyorum. 

 NOT 2: Yazılanlara pek fazla katıldığım söylenemez. Bana göre ne yazık ki webtoonlar ele ayağa düştü. Zaten 2000'li yılların ilk yıllarında ilk ortaya çıktığından beri amatörlükle profesyonellik arasında gelip gidiyordu. Ama aradan yirmi senenin üzerinde zaman geçmesine rağmen durum aynı. Hatta tüm webtoonları gözümün önüne getirince kaliteleri düşüyor bence. Ama mangalar kalite düşme olayını aştı. Bundan 15 sene önce birbirinin kopyası bir b*ka benzemeyen shonen mangalar ortalığı domine ediyordu. Ve bence webtoonların parlamasının nedeni de buydu. Ama şimdi mangalar toparladı. İlginç, güzel, yeni mangalar çıkıyor. Zaten dünyada çizgi roman sektörü incelenecekse mangalar ve diğer çizgi romanlar şeklinde bir ayrım yapılmalı. Çünkü mangaların tüm dünyadaki çizgi roman endüstrisinde %90'ı gibi devasa bir payı var (Eğer son yıllarda ciddi bir değişiklik olmamışsa).  

- Copyright © 2013 Webtoon TR - Webtoonlarla İlgili Bilgiler -